1

2

3

4

Yara İzi Tedavisi

YARA İZLERİNİN DÜZELTİLMESİ (SKAR REVİZYONU)

Geçirilen ameliyatlara, kazalara bağlı olarak vucuta değişen oranlarda bir iz kalır. Bu izler bazı kişlerde beli belirsiz olurken bazı kişilerde bu izler kabarabilir, genişler ve fark edilebilir hale gelir. Özellikle yüz, kol, boyun gibi dışarıdan kolaylıkla görülebilen yara izleri daha dikkat çekicidir. Bu izlerle ilgili olarak sürekli sorulara muhatap olmak, ne olduğunu açıklamak zorunda kalmak, bu kişilerde sıkıntı yaratabilmektedir. Özellikle bu durum çocukluk ve gençlik yıllarının verdiği saflıkla, kollarda oluşturulan jilet izi diye tabir edilen izlerde daha belirgindir. Diğer taraftan bu izler kötü bir görünümede yol açabilirler. Bu tablo kişilerde sıkıntıya, özgüven kaybına yol açabilir.

Kesinin biçimi de izin oluşunda katkıda bulunur. Düzgün kesiler daha iyi, sürtünmeyle oluşan ya da dokunun ezilerek yaralandığı durumlarda oluşan izler daha kalitesiz ve kötüdür.

İzin yaşla da ilişkisi vardır. Genellikle çok küçük çocuklar, bebeklik dönemi ve çok ileri yaştaki insanlar da deri gerginliğinin azalmasına bağlı olarak izler daha iyiyken, gelişme döneminde ve ergenlik döneminde izler daha kötü oluşur.

İzleri olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biri de iyileşmenin erken dönemlerinde güneşe maruz kalmaktır. Güneş ışınları izdeki bağ dokusunun artışına ve kötü nedbelere yol açar.

İzlerin kalitesinde genetik faktörlerinde rolü olduğuna inanılır. Ailevi nedenlerle kötü izlere meyilli olan kişilere ameliyat yapmaktan bazen kaçınmak gerekebilir. Aynı şekilde daha önce bir müdahale geçirmiş ve buna bağlı olarak kötü ize sahip birisinde yapılacak ameliyatlara dikkatle yaklaşılmalıdır. Bir diğer örnekte aşı izleridir. Eğer aşı izi çok kötü ise bu durumda hasta uyarılmalıdır.

İzin özelliklerini belirleyen çok farklı unsur vardır. Bunlardan bir kısmı izi oluşturan olayın oluş şekline, bir kısmı ise bölgeye bağımlıdır. Farklı bölgelerde farklı şekilde izler oluşabilir. Örneğin göz kapağı iz konusunda derinin ince olması nedeniyle son derece olumlu bir bölge iken sırt, göğüs ön duvarı, omuz gibi bölgeler daha çok iz kalmasına müsait bölgelerdir. Bunun nedeni bu bölgelerdeki kasların yapısına bağlı olarak gerginliğin daha çok olmasıdır. Derinin ince olduğu ve çok fazla gerilime maruz kalmayan bölgelerde iz genellikle daha iyi bir şekilde oluşur.

İyi bir yara izini tanımlayacak olursak; ince, deri rengiyle aynı renkte, deriden kabarık olmayan, kaşıntısız, ağrısız bir izden söz edebiliriz. Bu iz aynı zamanda vücudun veya yüzün izlenebilen bölgelerinde ya da mevcut deri çizgilerine paralel olmak durumundadır. Kötü bir ize gelince; deriden kabarık, kırmızı, kaşıntılı, dikkati çeken, sert ve geniş izler söz konusudur. Genellikle izlerin tümünde erken dönemde bir kızarıklık ve zaman içinde renkte bir düzelme, sertlikte bir azalma oluşur. Ama aradan altı ay veya bir yıl geçtikten sonra hala kırmızı, dikkati çeken ve deriden yüksek kalın bir iz, üzerinde düzeltme yapılıp yapılamayacağı konusunda düşünülmesi gereken bir izdir.

Her ne olursa olsun hangi cerrahi yöntem kullanılırsa kullanılsın bir izin tamamen yok edilmesi imkansızdır. Ancak izler daha iyi hale getirilebilir. Bazı vücut bölgelerinde saklanabilir ya da daha az dikkati çeker hale getirilebilir. İzlerin kaybedilmesi için bir cerrahi girişim yapılacaksa bu duruma göre lokal anestezi veya genel anestezi ile yapılabilir.

Yara izi revizyonu (tedavisi) plastik cerrahlar tarafından sıklıkla uygulanmaktadır. Bu amaçla birçok yöntem tanımlanmıştır. Tıp alanındaki tüm gelişmeler karşın yara izlerinin tamamen yok edilmesi mümkün değildir.  Ancak plastik cerrahi yara izlerinin görünüm ve yapısını değiştirebilir. Yara izlerini düzeltme cerrahisinde farklı pek çok yöntem vardır.

Yara izlerinin tedavisi….

Erken dönemde özel kremler, silikon jel, lezyon içine enjeksiyon, bası giysisi gibi uygulamalar ile izler yumuşatılmaya, renkleri açılmaya çalışılır. Geç dönemde ise yararlı olacağına inanılıyorsa, skar revizyonu denilen cerrahi işlemler yapılabilir. Bunlar nedbenin çıkarılarak yeniden dikilmesinden, nedbenin yönünün değiştirilmesi (z-plasti) ve genişliğinin giderilmesine (seri eksizyon), dermabrazyon ( zımparalama) ve gerekiyorsa deri nakli (greftleme) yapılmasına kadar farklı uygulamalardan oluşur. Buradaki amaç yara izinin küçültülmesi, daha az fark edilir hale getirilmesi, yada daha kolay izah edilebilir hale getirilmesidir. Skar revizyonu için ameliyatları, özel durumlar dışında, sıklıkla yara iyileşmesinin tamamlanmasından ( yaklaşık 6 ay-1yıl) sonra yapılması gerekir.

Ameliyat öncesinde 10 gün süreyle aspirin gibi kan sulandırıcı ajanlar kullanmamak gerekir. Hastanın geçmişindeki önemli rahatsızlıklar ve sürekli kullandığı ilaçlar varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.

Cerrahi tedavi sonrası uyulması gerekenler….

Ameliyattan sonra onarılan bölge özel bantlarla kapatılır ve bir süre ıslatılmaması istenir. Ameliyat edilen alanlarda aradan birkaç ay geçse bile o bölgenin bantlarla desteklenmesi ve doku gerginliğinin azaltılması sizden istenebilir. Yaraya gelen kuvvetleri azaltmak amacıylada en azından ilk iki gün istirahat edilmelidir. İşlem kol veya bacakta uygulanmışsa bu bölgelerin özellikle istirahat ettirilmesi, diğer bölgelerle kişinin günlük yaşamının sürdürülmesi mümkün olabilir.

Ameliyat bölgesine şişliği ve ağrıyı kontrol etmek amacıyla soğuk uygulaması faydalı bir yöntemdir. Bu saat başı veya iki saatte bir aralıklı olarak bir torbaya doldurulmuş buz parçaları veya jellerle uygulanabilir. Uygulama sırasında buzun kesinlikle doğrudan deriye temas etmemesi gerekir.  Enfeksiyon ve sulanmaya eğilimli bölgelerde pansuman yapmanız önerilebilir. Bu pansuman sırasında hijyenik koşullarda steril gazlı bezlere betadin adı verilen antiseptik solüsyon kullanılarak o bölgedeki sulanmanın temizlenmesi istenebilir.

Dikişlerin alınması gerekiyorsa bunun kaçıncı günde olacağı size bildirilir. Sürenin dışında dikişlerin aldırılması yaranın açılmasına ve kötü ize yol açabilir.

Ameliyat sonrasında ilk iki gün ağrı ve gerginlik hissi normaldir. Üçüncü günden sonra bir rahatlama olması beklenir. Üçüncü ve dördüncü günden sonra işlem bölgesinde ağrının artması kızarıklık ve hassasiyetin oluşması bölgeden bir miktar kirli renkte bir akıntının gelmesi sizi uyarması gereken durumlardır. Bu durumda hemen doktorunuza başvurmanız gerekir.

İşlem sonrası ilk 3-4 ay, izin en kötü olduğu dönemdir. Bu dönemde çalışma bölgesini yumuşatacak kremler uygulanabilir. Bu dönem içinde güneşten kaçınılmalıdır. İzdeki yumuşama rengin açılması 3–4 aydan sonra başlar. Daha erken dönemde bazen yumuşatıcı kremler dışında nedbeleri daha iyi hale getirecek kremlerin kullanılması size önerilebilir. Bu süreci planlanan kontrollerle, doktorunuzun önerilerine uyarak en iyi şekilde geçirmeniz beklenir.