1

2

3

4

KEPÇE KULAK

KEPÇE KULAK AMELİYATI

Kepçe kulak genelde kulağın normalden büyük olması olarak bilinmektedir. Fakat bu yanlış bir düşüncedir. Genelde bütün kulaklar hemen hemen aynı boydadır, sadece sorun kulağın şeklindedir. Kulağın kafa tabanına uzaklığı ve kendi içindeki açıları farklılıklar gösterebilir. Kulağın kıvrımlarının silik ve kafa tabanından uzaklığının çok olmasına ‘kepçe kulak’ adı verilir. Tıbbi açıdan hiçbir sorun yaratmayan bu durum, özellikle çocukluk döneminde psikolojik travmaya yol açabilmektedir. Kepçe kulak ameliyatı kulağa yeniden şekil vermek için yapılan bir ameliyattır.  Altı yaş civarında kulak gelişimi büyük oranda tamamlandığı için, düzeltme işlemi özellikle bu yaştan sonra yapılır. Altı yaştan itibaren bu ameliyatların yapılmasının bir diğer nedeni de, özellikle ilkokul çağında çocuğun uğrayabileceği psikolojik travmalardan onu uzak tutabilmektir. Kepçe kulak ameliyatları altı yaşından itibaren yapılmakla birlikte, çoğu zaman daha ileri yaşlarda doktora başvurulursa ameliyatın yapılmasına bir engel yoktur.

Erişkinlerde bu ameliyat yapılacağı zaman ameliyat öncesinde 10 gün süreyle aspirin ve kan sulandırıcı maddeler kullanılmamalıdır. Ayrıca hastanın geçmişindeki önemli rahatsızlıklar ve sürekli kullandığı ilaçlar varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.

Doğuştan kepçe olan kulakların düzeltilmesi için çok çeşitli ameliyat teknikleri mevcuttur. Kepçe kulak ameliyatı ile ilgili teknik ayrıntılar önceden tartışılır ve farklı teknikler arasından, kişinin beklentilerine uygun olan yöntem seçilir. Ameliyat öncesi rutin kan tahlilleri ve muayeneler yapıldıktan sonra ameliyata geçilir. Ameliyat genel anestezi veya sedasyon ve lokal anestezi altında (çocuğun sakinleştirilmesi ve ameliyat bölgesinin uyuşturulmasını takiben) yapılabilir. İleri yaşlarda yapılacak ameliyatlarda genel anestezi pek tercih edilmez, sedasyon ve lokal anestezi daha sık kullanılır. Eğer ameliyat sedasyon ve lokal anestezi altında yapılırsa hastanede yatılması gerekmez.

Kepçe kulak ameliyatı genellikle kulak arkasından yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Kıkırdak şekillendirilerek, kafa tabanıyla kulak arasındaki açı ve mesafe ayarlanır. Yine kulak arkasındaki kesi dikildikten sonra her iki kulağı içine alan özel bir sargı yapılarak pansuman uygulanır. Ameliyattan sonraki ilk günlerde artan ve zonklayıcı tarzda ağrı, ameliyat bölgesinden gelen bir sızıntı ve kanama doktorunuzla teması gerektiren durumlardır. Bu durumda kontrolünüz yapılır ve gerekirse pansumanınız değiştirilir, ilaçlarınız yeniden düzenlenir.

İşlemden sonraki ilk hafta kulak üzerine yatılması istenmez. İkinci haftadan itibaren üzerine yumuşak bir yastıkla yatılabilir. Baş yaklaşık 30 derece kadar yüksekte olacak şekilde yastıklarla yükseltilmelidir. İlk iki gün gerginlik ve baskı hissi doğaldır. Üçüncü günden itibaren bu baskı ve gerginlik hissi azalmaya başlar. Bu sargı aksi bir durum olmadıkça genellikle 3-5 gün sonra açılır. Pansuman ilk açıldığında kulaklar hafif ödemli, sararmaya yüz tutmuş, mor şekilde olabilirler. Pansuman açıldığı günden itibaren ameliyat bölgesi yıkanabilir ve nemlendirici krem bütün kulağa sürülebilir. Geceleri iki hafta süreyle kulağın kıvrılmasını engelleyecek bir tenis bandı giyilmeye devam edilir.

İlk haftalarda zaman zaman zonklama tarzında ağrılar, dokuda bir miktar şişlik olağandır. Her geçen gün bunlar azalır. Uyuşukluk ve hassasiyet kaybolmaya başlar. Birbirini izleyen haftalar içinde kulaktaki ödem azalır. Kıvrımlar daha iyi şekilde ortaya çıkar ve giderek son şeklini alır. İlk haftalarda travmadan, güneş ışığından, sauna ve solaryumdan kaçınmak gerekir.